Ensarioğlu, ayrıca Öcalan’la devletin görüşmeye devam ettiğini de belirtti.
Öcalan’la görüşmenin ‘bir anlamı’ olması gerektiğini kaydeden Ensarioğlu, “O koşullar oluşmalı. Silahlı çatışmaya gireceksin, ben yeniden ateşkesi bozdum, şiddete yeniden başladım diyeceksiniz, Öcalan’ın tavsiyelerini boşa çıkartacak hamleler yapacaksınız… Ondan sonra Öcalan’la görüşmeye devam etmek Öcalan’ın rolünün son bulmasına sebep olur. Öcalan’ın örgüt üzerindeki etkinliğini ve itibarını kaybetmesine sebep olur. Bu daha tehlikeli bir noktaya götürür” dedi.

Ensarioğlu, Öcalan’ın duruşunun daha ‘milli’ olduğunu kaydederken, PKK’nın Ortadoğu’daki değişimlere göre pozisyon aldığı görüşünde.
“Ortadoğu’daki gelişmelerden çok fazla etkilenip tavırlarını Türkiye’deki Kürt sorununun çözümüne dair bir pozisyon alma yerine Ortadoğu’daki güç dengelerinin bir parçası olma şeklinde tavır aldığı kanaatindeyim” diyen Ensarioğlu, Öcalan’la görüşmelerin ise bir satranç oyunu gibi sürdürülmesi gerektiğini söyledi.
Ensarioğlu Öcalan’ın itibarını koruduklarını savunarak şöyle konuştu:“Bakın, bu bir satranç gibidir. Öyle sizin dediğiniz gibi Öcalan’ı sürekli basın karşısında tutarak anlamsızlaştırırsınız, etkisizleştirirsiniz, itibarsızlaştırırsınız. Biz Öcalan’ın pozisyonunu korumaya çalışıyoruz, etkin pozisyonunu korumaya çalışıyoruz.”
Ensarioğlu, “Şu anda devletle Öcalan arasında görüşmeler yapılıyor mu?” sorusuna ise, “Mutlaka” cevabını verdi. Ensarioğlu, bu görüşmelerin sadece devletin bilgisi dahilinde mi olduğu yönündeki soruyu da, “Devletin bilgisinde. Faydalı olacağına kanaat getirildiği zaman bu, farklı kesimlerle de devam eder” diye yanıtladı.
Görüşmelerin içeriğini kendisinin de bilemeyeceğini kaydeden Ensarioğlu, şöyle devam etti: “PKK ve Öcalan doğru bir koordinasyon içinde olmadığı zaman hiçbirinin tek başına yapabileceği bir şey yoktur. Tek başına Öcalan’la görüşürseniz, bunu siz PKK’ye aktaramazsanız, PKK’nin bu yönde tavır almasına fırsat vermezseniz veya HDP’nin buna katkı sunarak kendi kitlesini ikna yönünde bir çabası, rolü olmazsa, hiçbirinin tek başına bir anlamı yoktur.”
Ensarioğlu, ayrıca Öcalan’la devletin görüşmeye devam ettiğini de belirtti.
Öcalan’la görüşmenin ‘bir anlamı’ olması gerektiğini kaydeden Ensarioğlu, “O koşullar oluşmalı. Silahlı çatışmaya gireceksin, ben yeniden ateşkesi bozdum, şiddete yeniden başladım diyeceksiniz, Öcalan’ın tavsiyelerini boşa çıkartacak hamleler yapacaksınız… Ondan sonra Öcalan’la görüşmeye devam etmek Öcalan’ın rolünün son bulmasına sebep olur. Öcalan’ın örgüt üzerindeki etkinliğini ve itibarını kaybetmesine sebep olur. Bu daha tehlikeli bir noktaya götürür” dedi.

Ensarioğlu, Öcalan’ın duruşunun daha ‘milli’ olduğunu kaydederken, PKK’nın Ortadoğu’daki değişimlere göre pozisyon aldığı görüşünde.
“Ortadoğu’daki gelişmelerden çok fazla etkilenip tavırlarını Türkiye’deki Kürt sorununun çözümüne dair bir pozisyon alma yerine Ortadoğu’daki güç dengelerinin bir parçası olma şeklinde tavır aldığı kanaatindeyim” diyen Ensarioğlu, Öcalan’la görüşmelerin ise bir satranç oyunu gibi sürdürülmesi gerektiğini söyledi.
Ensarioğlu Öcalan’ın itibarını koruduklarını savunarak şöyle konuştu:“Bakın, bu bir satranç gibidir. Öyle sizin dediğiniz gibi Öcalan’ı sürekli basın karşısında tutarak anlamsızlaştırırsınız, etkisizleştirirsiniz, itibarsızlaştırırsınız. Biz Öcalan’ın pozisyonunu korumaya çalışıyoruz, etkin pozisyonunu korumaya çalışıyoruz.”
Ensarioğlu, “Şu anda devletle Öcalan arasında görüşmeler yapılıyor mu?” sorusuna ise, “Mutlaka” cevabını verdi. Ensarioğlu, bu görüşmelerin sadece devletin bilgisi dahilinde mi olduğu yönündeki soruyu da, “Devletin bilgisinde. Faydalı olacağına kanaat getirildiği zaman bu, farklı kesimlerle de devam eder” diye yanıtladı.
Görüşmelerin içeriğini kendisinin de bilemeyeceğini kaydeden Ensarioğlu, şöyle devam etti: “PKK ve Öcalan doğru bir koordinasyon içinde olmadığı zaman hiçbirinin tek başına yapabileceği bir şey yoktur. Tek başına Öcalan’la görüşürseniz, bunu siz PKK’ye aktaramazsanız, PKK’nin bu yönde tavır almasına fırsat vermezseniz veya HDP’nin buna katkı sunarak kendi kitlesini ikna yönünde bir çabası, rolü olmazsa, hiçbirinin tek başına bir anlamı yoktur.”