Dün elektrik teknisyeni Arif Arslan, okulun eski yurt binasındaki asansörü tamir etmeye çalışırken zeminle kabin arasında sıkışarak can vermişti. Yaklaşık beş yıldır üniversitede görev yapan Arslan’ın cenazesi okula gelen itfaiye ekiplerince çıkarılmış, üniversite bu iş cinayetiyle yasa boğulmuştu.
Üniversitedeki Eğitim-Sen üyesi akademisyenler Arslan’ın ölümüne ilişkin bir açıklama yayınladı.
Açıklamada, üniversite yetkililerinin Arslan’ın asansör tamirine‘kendi inisiyatifiyle ve tek başına’ giriştiğini beyan ettikleri açıklanırken, “Oysa asansörle ilgili tamir ve bakım işlerinin yetkili asansör firmasının teknisyenleri tarafından yapılmasının gerekli olduğu yönetmeliklerle sabittir. Dolayısıyla üniversitede elektrik teknisyeni olarak çalışan bir kişinin asansör alanına “kendi inisiyatifiyle ve tek başına” girmesi kendi yetki alanı dışındadır. Eğer söylendiği gibi “kendi inisiyatifiyle ve tek başına“ girmiş olsa bile bu durumda da merhum iş arkadaşımızın amirlerinin bu ölümde ihmali ve ihmalden doğan sorumluluğu vardır” denildi.
Öte yandan GSÜ öğrencileri de bugün dersleri boykot edeceklerini duyurdu: “Arkadaşımız Arif Arslan’ın ölümü sonrasında, iş güvencesi-güvenliği ve işçilerin-öğrencilerin yaşam hakkını savunmak için yarın öğlen saat 12:00’de, Ön Kantin’de, sahil tarafındaki merdivenlerde buluşuyoruz.”
GSÜ Hukuk Fakültesi öğrencileri de Arslan’ın iş cinayetine kurban gitmesinin ardından bir metin yayınladı.
Açıklamada şöyle denildi: “Her gün bizim hayatımızı kolaylaştırmak için didinen emekçilere karşı minnet borcumuz olduğunun bilincindeyiz; bu sebeple: yürütülecek olan soruşturma sonucunda olayda ihmali bulunanlara gerekli müeyyidelerin derhal uygulanmasını, üniversitemizde çalışan emekçilerin iş güvenliğine ve genel olarak hepimizin can güvenliğine ilişkin zafiyetlerin acilen giderilmesini, okulumuzdaki emekçilerin başta taşeron çalıştırılma olmak üzere bütün sorunlarının bir an önce çözülmesini talep ediyor ve tepkimizi göstermek adına bugün boykota gidiyoruz. Arif Arslan Ağabeyimizin acılı ailesine, büyük bir ailenin parçası olarak yanlarında olduğumuzu hatırlatıyor ve başsağlığı diliyoruz.”
Galatasaray Üniversitesi’nde çalışan kadrolu ve taşeron işçilerin iş güvenliği ve özlük hakları sorunları uzun süredir gündemde.
Gezi Parkı eylemleri sonrasında okulun tüm bileşenlerince oluşturulmuş GSÜ Meclis’te işçilerin özlük haklarının iyileştirilmesi, taşeronlaşmanın son bulması adına çalışmalar yapılmıştı.
Bir süredir yemekhane çalışanlarının maaşlarını alamamasından ötürü de son olarak üniversite öğrencileri yemekhaneyi ‘ele geçirip’ yemekleri kendileri dağıtmaya başladı.
Dün elektrik teknisyeni Arif Arslan, okulun eski yurt binasındaki asansörü tamir etmeye çalışırken zeminle kabin arasında sıkışarak can vermişti. Yaklaşık beş yıldır üniversitede görev yapan Arslan’ın cenazesi okula gelen itfaiye ekiplerince çıkarılmış, üniversite bu iş cinayetiyle yasa boğulmuştu.
Üniversitedeki Eğitim-Sen üyesi akademisyenler Arslan’ın ölümüne ilişkin bir açıklama yayınladı.
Açıklamada, üniversite yetkililerinin Arslan’ın asansör tamirine‘kendi inisiyatifiyle ve tek başına’ giriştiğini beyan ettikleri açıklanırken, “Oysa asansörle ilgili tamir ve bakım işlerinin yetkili asansör firmasının teknisyenleri tarafından yapılmasının gerekli olduğu yönetmeliklerle sabittir. Dolayısıyla üniversitede elektrik teknisyeni olarak çalışan bir kişinin asansör alanına “kendi inisiyatifiyle ve tek başına” girmesi kendi yetki alanı dışındadır. Eğer söylendiği gibi “kendi inisiyatifiyle ve tek başına“ girmiş olsa bile bu durumda da merhum iş arkadaşımızın amirlerinin bu ölümde ihmali ve ihmalden doğan sorumluluğu vardır” denildi.
Öte yandan GSÜ öğrencileri de bugün dersleri boykot edeceklerini duyurdu: “Arkadaşımız Arif Arslan’ın ölümü sonrasında, iş güvencesi-güvenliği ve işçilerin-öğrencilerin yaşam hakkını savunmak için yarın öğlen saat 12:00’de, Ön Kantin’de, sahil tarafındaki merdivenlerde buluşuyoruz.”
GSÜ Hukuk Fakültesi öğrencileri de Arslan’ın iş cinayetine kurban gitmesinin ardından bir metin yayınladı.
Açıklamada şöyle denildi: “Her gün bizim hayatımızı kolaylaştırmak için didinen emekçilere karşı minnet borcumuz olduğunun bilincindeyiz; bu sebeple: yürütülecek olan soruşturma sonucunda olayda ihmali bulunanlara gerekli müeyyidelerin derhal uygulanmasını, üniversitemizde çalışan emekçilerin iş güvenliğine ve genel olarak hepimizin can güvenliğine ilişkin zafiyetlerin acilen giderilmesini, okulumuzdaki emekçilerin başta taşeron çalıştırılma olmak üzere bütün sorunlarının bir an önce çözülmesini talep ediyor ve tepkimizi göstermek adına bugün boykota gidiyoruz. Arif Arslan Ağabeyimizin acılı ailesine, büyük bir ailenin parçası olarak yanlarında olduğumuzu hatırlatıyor ve başsağlığı diliyoruz.”
Galatasaray Üniversitesi’nde çalışan kadrolu ve taşeron işçilerin iş güvenliği ve özlük hakları sorunları uzun süredir gündemde.
Gezi Parkı eylemleri sonrasında okulun tüm bileşenlerince oluşturulmuş GSÜ Meclis’te işçilerin özlük haklarının iyileştirilmesi, taşeronlaşmanın son bulması adına çalışmalar yapılmıştı.
Bir süredir yemekhane çalışanlarının maaşlarını alamamasından ötürü de son olarak üniversite öğrencileri yemekhaneyi ‘ele geçirip’ yemekleri kendileri dağıtmaya başladı.