Hikaye görevden almayla başladı
Birgün Gazetesi'nde yer alan habere göre; Hikaye Şerif Yılmaz’ın 3 Ağustos 2012’de Kayseri Valisi olarak atanmasının ardından yaklaşık sekiz yıldan bu yana İl Özel İdaresi Genel Sekreterliği yapan Atsız’ı görevden alıp hakkında soruşturma başlatmasıyla başladı. Dönemin Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün kardeşi Macit Gül’ün arkadaşı olarak bilinen Atsız’a yönelik tasarruf Ankara’ya kadar uzandı. Durumu Meclis’e taşıyan CHP’li Umut Oran’ın “Sen Başbakan’ın adamı mısın yoksa devletin valisi mi?’’sorusuna Vali Yılmaz “Ben patronun adamıyım?’’ cevabını verdi.
Erdoğan-Gül arasında pazarlık
Bu olaydan kısa bir süre sonra hazırlanan Valiler Kararnamesi’ni Gül’ün, Yılmaz’ın Kayseri’den gönderilmesini istediği için imzalamadığı, Erdoğan’ın geri adım atarak bu isteği yerine getirdiği haberleri kamuoyuna yansıdı. Yılmaz, Kütahya Valiliği’ne atanırken Atsız da hakkında açılan kamu davasında ‘‘Görevi Kötüye Kullanma ve Kurum Araçlarını Şahsi İşlerine Kullanma’’ suçlarından yargılandı. Atsız, önce Osmaniye daha sonra Nevşehir Vali Yardımcısı oldu.
Paralel’e sığındı
Yargılama sonucu Atsız, zimmet suçunu işlediği sabit görüldüğü için 1 yıl 3 ay 18 gün hapis cezasına çarptırıldı ancak hükmün açıklanması geri bırakıldı. Kararı veren 2. Ağır Ceza Mahkeme Başkanı Levent Şahin Afyon’a atandı. Hükmün geri bırakılmasına aklanma talebiyle itiraz eden Atsız yaşadıkları ile ilgili “paralel’’ suçlamasında bulundu ve atama ile ilgili “Başarılı çalışmaları ile ünlü hakim ve savcılarımızdan bazıları çok çalıştıkları için biraz istirahate alınmışlar. Malum kumpas kolay iş değil” dedi.
Danıştay göreve iade etti
Mahkemenin bu kararından yaklaşık bir ay sonra Danıştay, hakkında soruşturma olmadan görevden alınmasını kanunlara aykırı bularak Atsız’ı görevine iade etti. Ancak İl Özel İdareleri kanun ile kaldırıldığı için görevine başlayamayan Atsız, bu süreçte alamadığı özlük haklarını almaya hak kazandı.
Sayıştay ‘usulsüz’ dedi
Sürece son damgayı Sayıştay Temyiz Kurulu vurdu. Kurul üç yılın sonunda Atsız hakkında ileri sürülen ve bir kısmı önüne gelen şu suçlamaları kabul ederek, Hazine’nin uğratıldığı zararı tazmine karar verdi:
‘’-Gavremzade Abdulkadir Ağa Vakfı’ndan kiralanan konut için bütçeden ödenen 9 bin 84,90 TL.
-Konuta ait aidat elektrik, su, telefon, internet ve aidat giderleri için 2 bin 539,75 TL.
-Maliye Bakanlığı ve bağlı kuruluşların merkez ve taşra teşkilatı kadrolarında çalışan memurlar ile sözleşmeli personel için öngörülmüş olan ek ödemenin ödenmesi sonucunda oluşan toplam 14 bin 94,26 TL.
-Genel Sekreter Vekili S. Bayar ÖZSOY ile birlikte Vali’nin katılmadığı İl Encümen toplantılarına başkanlık etmeleri sebebiyle ödenen 10 bin 861,88 TL.
-Kayseri İl Özel İdaresinde Genel Sekreter Yardımcısı, Hukuk Müşaviri ve Daire Başkanı görevlerinde bulunan personele makam ve temsil tazminatı ödenmesi sebebiyle 42 bin 694,15 TL.’’
Hikaye görevden almayla başladı
Birgün Gazetesi'nde yer alan habere göre; Hikaye Şerif Yılmaz’ın 3 Ağustos 2012’de Kayseri Valisi olarak atanmasının ardından yaklaşık sekiz yıldan bu yana İl Özel İdaresi Genel Sekreterliği yapan Atsız’ı görevden alıp hakkında soruşturma başlatmasıyla başladı. Dönemin Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün kardeşi Macit Gül’ün arkadaşı olarak bilinen Atsız’a yönelik tasarruf Ankara’ya kadar uzandı. Durumu Meclis’e taşıyan CHP’li Umut Oran’ın “Sen Başbakan’ın adamı mısın yoksa devletin valisi mi?’’sorusuna Vali Yılmaz “Ben patronun adamıyım?’’ cevabını verdi.
Erdoğan-Gül arasında pazarlık
Bu olaydan kısa bir süre sonra hazırlanan Valiler Kararnamesi’ni Gül’ün, Yılmaz’ın Kayseri’den gönderilmesini istediği için imzalamadığı, Erdoğan’ın geri adım atarak bu isteği yerine getirdiği haberleri kamuoyuna yansıdı. Yılmaz, Kütahya Valiliği’ne atanırken Atsız da hakkında açılan kamu davasında ‘‘Görevi Kötüye Kullanma ve Kurum Araçlarını Şahsi İşlerine Kullanma’’ suçlarından yargılandı. Atsız, önce Osmaniye daha sonra Nevşehir Vali Yardımcısı oldu.
Paralel’e sığındı
Yargılama sonucu Atsız, zimmet suçunu işlediği sabit görüldüğü için 1 yıl 3 ay 18 gün hapis cezasına çarptırıldı ancak hükmün açıklanması geri bırakıldı. Kararı veren 2. Ağır Ceza Mahkeme Başkanı Levent Şahin Afyon’a atandı. Hükmün geri bırakılmasına aklanma talebiyle itiraz eden Atsız yaşadıkları ile ilgili “paralel’’ suçlamasında bulundu ve atama ile ilgili “Başarılı çalışmaları ile ünlü hakim ve savcılarımızdan bazıları çok çalıştıkları için biraz istirahate alınmışlar. Malum kumpas kolay iş değil” dedi.
Danıştay göreve iade etti
Mahkemenin bu kararından yaklaşık bir ay sonra Danıştay, hakkında soruşturma olmadan görevden alınmasını kanunlara aykırı bularak Atsız’ı görevine iade etti. Ancak İl Özel İdareleri kanun ile kaldırıldığı için görevine başlayamayan Atsız, bu süreçte alamadığı özlük haklarını almaya hak kazandı.
Sayıştay ‘usulsüz’ dedi
Sürece son damgayı Sayıştay Temyiz Kurulu vurdu. Kurul üç yılın sonunda Atsız hakkında ileri sürülen ve bir kısmı önüne gelen şu suçlamaları kabul ederek, Hazine’nin uğratıldığı zararı tazmine karar verdi:
‘’-Gavremzade Abdulkadir Ağa Vakfı’ndan kiralanan konut için bütçeden ödenen 9 bin 84,90 TL.
-Konuta ait aidat elektrik, su, telefon, internet ve aidat giderleri için 2 bin 539,75 TL.
-Maliye Bakanlığı ve bağlı kuruluşların merkez ve taşra teşkilatı kadrolarında çalışan memurlar ile sözleşmeli personel için öngörülmüş olan ek ödemenin ödenmesi sonucunda oluşan toplam 14 bin 94,26 TL.
-Genel Sekreter Vekili S. Bayar ÖZSOY ile birlikte Vali’nin katılmadığı İl Encümen toplantılarına başkanlık etmeleri sebebiyle ödenen 10 bin 861,88 TL.
-Kayseri İl Özel İdaresinde Genel Sekreter Yardımcısı, Hukuk Müşaviri ve Daire Başkanı görevlerinde bulunan personele makam ve temsil tazminatı ödenmesi sebebiyle 42 bin 694,15 TL.’’